Close-up fotoğraf, konuya Yakın plan yapılan çekimleri kapsar. Bir fotoğrafın close-up sayılabilmesi için, konunun film üzerine düşen büyüklüğü x0,1 (1/10) den başlamalı ve giderek büyümelidir. Makro fotoğrafta ise konunun film üzerindeki büyüklüğü x1 (1/1) den yani gerçek büyüklüğünden başlayarak x10 (10/1) a kadar büyümüş olmalıdır. Bundan daha fazla büyütülmüş görüntüler mikro fotoğraf konusuna girmektedir.
Yakın plan çekimlerin Doğa fotoğrafçılığın da ayrı bir yeri vardır. Konusu çiçekler, böcekler, mantarlar, yosunlar, likenler ve çeşitli doğal dokuların oluşturduğu Yakın plan özel ekipman kullanarak elde edilir.
Yeni başlayanlar için yakın plan çekimler sorunlarla doludur. Hareketli bir konu, sabit olmayan bir makine, yavaş bir örtücü hızı ile birleşince ortaya Bulanık bir görüntü çıkacaktır. Yetersiz alan derinliği de ayrı bir sorundur. Bu nedenle makinenin sabit olması önemlidir.
Ekipman
1. Makro Objektifler: Konuyu 1/2 (x0.5) veya 1/1 (x1) (gerçek büyüklük life size) oranında büyütebilen çözme gücü çok yüksek, son derece kaliteli ve pahalı objektiflerdir. 50, 100 ve 200 mm olmak üzere üç ayrı odak uzunluğunda üretilirler. Nikon’ un 55, 105 ve 200 mm lik objektifleri vardır. 55 mm lik objektifi 1/2 büyütme sağlar ve bu çiçek büyütmek için yeterlidir. Ancak böcekleri ve kelebekleri ürkütmeyecek bir aralıkta çalışmak isterseniz 105 veya 200 mm lik bir makro objektif kullanmanız gerekir.
2. Uzatma Tüpü (Extension Tube): Bunlar objektifle gövde arasına takılan ve çeşitli kalınlıklarda (4-5 mm den 5-10 cm ye kadar) içi boş tüplerdir. Sisteme optik bir ekleme yapmazlar. Bu nedenle görüntü kalitesinde bir kaybına neden olmazlar. Tüpün kalınlığı arttıkça ışık geçirgenliğinin azalmasına karşın elde edeceğimiz büyütme miktarı artacaktır.
Ne kadar büyütme elde edeceğimizi, uzatma tüpünün mm cinsinden kalınlığını, objektifin odak uzaklığına bölerek bilebiliriz. Bunu formüle edecek olursak:
Büyütme = uzatma tüpü kalınlığı / obj. Odak uzunluğu
Uzatma tüplerinin kalınlığı mm cinsinden kenarında yazar. Buna göre 25 mm lik bir tüpü 50 mm lik bir objektifle kullanırsanız 1/2 (x0.5) bir büyütme elde edersiniz. Eğer aynı objektifi 50 mm lik bir uzatma tüpü ile kullanırsanız elde edeceğiniz görüntü 1/1 (x1) olacaktır.
Bu durumda uzatma tüplü çekimler için söyle diyebiliriz; büyütme, tüpün kalınlığı arttıkça veya odak uzunluğu azaldıkça artar.
Bundan çıkan sonuca göre uzatma tüpü kullandığımızda geniş açılı (kısa odaklı) bir objektifle, normal bir 50 mm bir objektife oranla daha büyük bir görüntü elde edersiniz.
Böcek veya kelebek fotoğrafı çekerken onları ürkütmeyecek kadar bir çalışma mesafesi bırakmanız gerektiğini daha önce söylemiştik. Bunun için uzatma tüpü ile birlikte 135 veya 200 mm lik bir tele-objektif kullanmanız amacınıza uygun olacaktır.
3. Körük (Bellows): Uzatma tüpüyle ayni işlevi görür. Gövde ile objektif arasına takılır. Bir ray sistemi üzerinde ileri geri hareket eder ve 10–15 cm uzunluğundadır. Büyütmesi son derece yüksektir (x10).
4 Ters Çevirme Halkası, (Reversal Ring): Bir tarafı bayonetli, diğer tarafı vidalı bir halkadır. Vidalı kısmin yardımıyla objektif önüne monte edilir. Daha sonra objektif gövdeden ayrılır ve bayonetli kısım ile ters çevrilerek gövdeye takılır. Bayonetli kısım kullandığınız makine ile vidalı kısım ise objektifinizin çapı ile uyumlu olmalıdır.
Ters çevirme halkası geniş açılı ve normal objektiflerle birlikte kullanılabilirler, tele objektiflerle sonuç vermezler. Objektifin odak uzunluğu ne kadar kısa ise tersten o kadar büyük görüntü verir. Yani ters çevirme halkası ile kullanılan geniş açılı objektiflerin büyütmesi, normal objektife nazaran daha fazladır. Ancak konu ile objektif arasındaki mesafe azalmakta ve net alan derinliği sıfıra yaklaşmaktadır.
Geniş açı veya normal bir objektifi ters çevirme halkası yardımıyla bir uzatma tüpüne veya körüğe ters çevirerek monte ettiğinizde büyütme olağanüstü boyutlara erişir.
Eğer körük veya uzatma tüpünüz yoksa ve 1/1 in üzerinde bir büyütme istiyorsanız; bir tane uzun odaklı bir de normal veya geniş açılı objektifiniz olmalıdır. Uzun odaklı objektifi (birinci objektif) gövdeye takar ve kısa odaklı objektifi ters çevirip uzun odaklının önüne eklerseniz 1/1 den daha büyük bir görüntü elde edersiniz. İki objektifi birbirine bağlamaya yarayan, her iki tarafı da vidalı olan halkalar üretilmektedir. Ve bu yolla ikinci objektif birinci objektife ters çevrilerek takılabilir. Bu işlemi, eğer çift tarafı vidalı halkanız yoksa elinizle sıkı sıkı tutarak da yapmayı deneyebilirsiniz.
Bu yöntemde büyütme miktarını aşağıdaki formüle göre bulabilirsiniz:
Büyütme = Objektifin Odak Uzunluğu / Ters Çevrilmiş Objektifin Odak Uzunluğu
Bu formüle göre 50 mm lik bir objektifi ters çevirerek 100 mm lik bir objektife eklediğinizde 2/1 (x2) oranında bir büyütme elde edersiniz.
Bir objektifi ters çevirerek kullandığınızda otomatik diyaframın devre dışı kalacağını da unutmamalısınız.
5. Yakınlaştırıcı Mercekler (Close-up lenses): Filtre gibi objektifin önüne takılırlar. Kalınlıklarına göre büyütme güçleri vardır ve diyoptri değerleri kenarlarında +1, +2 ve +3 seklinde yazar. Her değer kendinden bir önceki değere oranla iki kat daha fazla büyütme yapar. Tek tek kullanılabildikleri gibi üs tüste takılarak da kullanılabilirler. Bu yolla 3/1 e kadar büyütme yapabilirler. Ancak görüntü kalitesinde bozulmalara yol açarlar.
6. Yarım Mercekler (Splitfield lenses): Eğer bir çiçeği habitatı ile birlikte çekmek istiyorsanız ve çiçeği ön plana alacak uygun bir geniş açılı objektifiniz yoksa bir yarım mercek kullanmayı deneyebilirsiniz. Splitfield bir yarım close-up mercektir. Normal objektifinizi sonsuza netleyerek bir splitfield mercek kullanırsanız, objektifiniz iki odaklı bir objektif işlevi görür. Splitfield mercekle ön plandaki konu netleşirken, objektifle de arka plan netleşir. Kısık diyafram kullanıldığında ön ve arka planlar arasında keskin bir çizgi meydana gelir. Bu keskin çizgiyi açık diyafram kullanarak veya objektife bir soft filtre ekleyerek bulanıklaştırabilirsiniz.
Yakın plan çekimlerde karşınıza iki önemli sorun çıkar. Alan derinliği ve ışık sorunu. Yakın plan çekimlerde alan derinliği çok azalmaktadır. Bu durum üzerinde çalıştığınız konunun bazı bölümlerinin netsiz çıkmasına neden olur. Bu durumun önüne geçmek için mümkün olduğunca Kısık diyafram kullanmak gerekir. Kısık diyafram ise düşük örtücü hızına neden olacaktır. Bunun için fotoğraf makinenizin bir sehpa üzerine monte etmeli ve deklanşör uzatma kablosu kullanmalısınız. Makro çekimler için üretilmiş mini sehpalar ve çeşitli biçimlerde kullanılan “akrobat” üçayaklar vardır.
Yakın plan çekimler düşük ışık koşullarında gerçekleştirildiğinde (özellikle mantar çekimlerinde) flaş kullanmak gerekir. Bu is için özel flaşlar vardır. Objektifin önüne vidalanan ring flaşlar ve dirsekli aparatlarla kullanılan mini flaşlar makro çekimler için üretilmiştir.
Yakın plan çalışmalarda düşük ışık koşulları sorun olduğu kadar ışık da sorun olmaktadır. Çünkü yoğun ışık konu üzerinde ışık patlamalarına ve sert gölgelere aynı anda neden olabilir. Bunu önlemenin iki yolu vardır: Yayıcı (diffuser) veya yansıtıcı (reflector) kullanmak, yani ışığı yumuşatmak veya dengelemek. Yayıcı olarak beyaz bir tülbent bezi kullanabilirsiniz. Bir çerçeve için gereceğiniz beyaz tülbent bezini, konunun yukarısında bir yere yerleştirilebilir veya elinizle tutarsanız ışık süzülerek konu üzerine düşer ve söz konusu olumsuzluklar ortadan kalkar.
Yansıtıcı olarak ta bir parça alimünyum folyo kullanabilirsiniz. Güneşli havalarda ışık tek bir yönden geldiği için konunun bir bölümü aydınlık bir bölümü gölgeli olur. Folyo aracılığıyla ışığı gölgeli bölümlere yansıtarak sert gölgelerin yumuşamasını sağlayabilirsiniz.
Fotoğrafını çektiğimiz çiçek mavi ise dikkat edilecek bir konu vardır. Renkli film kızıl ve kızıl ötesi ışınlara duyarlı olduğu için çiçeğin mavisi film üzerinde mora kaçabilir. Bu durum güneş ışığında çekilen fotoğraflarda daha belirgindir. Eğer fotoğrafı gölgede çekmek mümkün değilse bir mavi “renk düzeltme filtresi” (örneğin 20 CC B) kullanmak çiçeğin mavisinin mora kaçmasını engelleyecektir. Fakat fotoğrafın bütününe de mavimtırak bir renk hâkim olacaktır.
Ülkemiz yabanıl bitki türleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Ülkemiz topraklarında 9000 civarında çiçekli bitki türü yetişmektedir ve bunların 3000 kadarı da endemiktir. Avrupa kıtasında yetişen çiçekli bitkilerin tür olarak sayısının 11500 olduğunu göz önünde bulundurarak ülkemizin bu konuda ne kadar zengin olduğumuzu anlarız.
Çiçekler bakımından en zengin bölgeler bozkırlardır. Nisan ve Temmuz ayları arasında çiçekler bozkırlarda büyük bir çeşitlilik gösterirler. Mantarlar ise çiçeklerin aksine orman altı bitki dokusu içinde bulunurlar. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda orman içlerinde mantarları görebilmek mümkündür.
Eğer bir bitkinin bir bölgede çiçeklenmesi bitmiş ise onu daha kuzeye doğru giderek bulabilirsiniz. (eğer güney yarım kürede iseniz daha güneye gitmeniz gerekir). Eğer aradığınız bitki alpin kuşak bitkisi ise onu çiçeklenmiş olarak daha yükseklerde bulabilirsiniz. Çünkü bahar yükseklere daha geç gelir.
Fotoğrafını çektiğiniz bitkinin adını (eğer bilmiyorsanız tanımını; renk, boyut, biçim gibi) nerede ve ne zaman çektiğinizi not defterinize veya cep teybinize kaydedin. Bu yolla daha sonraki yıllarda aynı tür bitkiyi görüntülemek istediğinizde nerede ve ne zaman bulabildiğinizi bilirsiniz.
Tarık Yurtgezer
Son Yorumlar